Mutluluğun sırrı…

İyi haber: Mutluluğun sırrı çözüldü.

Daha iyi haber: Bu sır herkesin erişimine açık, üyelik istemiyor, giriş ücreti yok, satın al butonu yok..

En iyi haber: Mutlu olmak için yapılması gerekenler çok basit. Yalnızca biraz özen, sabır ve bolca sevgi gerektiriyor.

Harvard Üniversitesi Profesörü, psikiyatrist Robert Waldinger tarafından yürütülen 75 yıllık bilimsel çalışmanın sonucu şöyle;

1-Sağlıklı, mutlu ve uzun bir hayat yaşamak istiyorsanız insanlarla iyi ilişkiler kurun, sosyalleşmek iyidir, yalnızlık yaşam coşkunuzu azaltır.

2-Mutluluğunuzun sürdürülebilir olması, yakın ilişkilerinizin kalitesi ile doğru orantılı ve bir güzel haber daha, ilişkilerinizin sayısınının ya da bir romantik ilişkinizin olup olmamasının bir önemi yok. O yüzden eğer sosyal medya arkadaş sayınız ya da aldığınız “like” sayısı için endişeleniyorsanız zaman kaybediyorsunuz.

3-Hayatınızdaki iyi ilişkiler bedeninizi ve beyninizi sağlıklı tutuyor.

Mutluluğunuzun en temel göstergesi hayatınızdaki SEVGİ.

Araştırma gösteriyor ki güvendiğiniz, dayandığınız biri ile birlikte olmak sinir sisteminizi rahatlatıyor, beyniniz daha sağlıklı kılıyor ve duygusal ağrılarınızı azaltıyor.

Yarınlarınız için yatırım yapmak için ilişkileriniz, iyi bir başlangıç olarak görünüyor.

güzel ilişkiler, güzel insanlar sizinle olsun..

 

Sevgiler,

Duygu

 

 

Advertisements

KONMARİ İLE DERLE, TOPLA, RAHATLA

“insanların düşünme şeklini  değiştirmeden alışkanlıklarını değiştirmeleri imkansızdır.”

Konmari, uzun yıllarını, odasını, evini toplamaya, eşyalarını derlemeye ve sadeleşmeye adamış Marie Kondo’nun geliştirdiği bir derleme, toplama ve sadeleşme yöntemi.

Marie Kondo’nun “hayatı sadeleştirmek için DERLE, TOPLA, RAHATLA” adlı bir de kitabı var. Kitap şöyle başlıyor “Bu kitapta, yaşadığınız yeri hayatınızı sonsuza dek değiştirecek şekilde nasıl düzene sokacağınızı anlattım” Bu iddialı söylemin arkasındaki felsefe dikkatimi çekti.

Atma ve toplama işlemine başlamadan önce hedef koymak gerekir. Sizi ev toplama konusunda en derinde motive eden şey nedir? Bu soruya verdiğiniz cevaplara en derine inene kadar “neden?” diye sorun. Yanıtı bulduğunuzda, bir sonraki adıma geçebilirsiniz.. Hayalini kurduğunuz yaşam tarzını seçmenize neden olan etkenleri keşfederken, basit ama etkili bir şeyi farkedeceksiniz. Eşyaları tutmanızın ve elden çıkarmanızın temeli mutlu olmanıza dayanmaktadır.

Kitabın anlatımı oldukça yalın ve akıcı olmakla birlikte sayfalarca süren tekrarları gereksiz buldum. Yine de okurken sıkılmıyorsunuz ve hızla ilerliyorsunuz.

Ben kitabı okumaya vakit bulamam/ayıramam diyorsanız yöntemi kısaca ve kendimce özetleyeyim:

  1. Kategoriye göre sınıflandırın, bulunduğu yere göre değil; eşyalarınızı giysiler, kitaplar, kağıtlar olarak kategorilere ayırarak ele alın. Kategori önceliklendirme şu şekilde olmalı : giysiler (ayakkabı ve çanta bu kategoriye dahil), kitaplar, kağıtlar/evraklar, muhtelif eşyalar ve son olarak fotoğraflar gibi duygusal bağ kurduklarınız.
  2. Tek seferde hakkını vererek toplayın. Doğru metodu kullanıp tüm dikkatinizi dağınıklıktan bir an evvel tamamen kurtulmak üzerinde yoğunlaştırırsanız, yaşadığınız yeri düzenli tutma yönündeki çabalarınız anında sonuç verecektir.
  3. Ev toplamayı özel bir etkinlik haline getirin; hergün yapmayın. (En sevdiğim bu oldu)
  4. Mükemmelliği hedefleyin. Toplamak konusunda isteksiz davranırsanız, evinize hiçbir zaman tam anlamıyla çekidüzen veremezsiniz. Önemli olan 2 şeye karar vermek; birşeyi atıp atmamaya ve onu nereye koyacağınıza. Karar vermek kısmının altını çizmek istiyorum.
  5. Atın. Bu kısım çok eğlenceli ve biraz da duygusal. Bir kategoriye ait eşyalarınızın tümünü çıkarıp kocaman bir yığın yapıyorsunuz.  Sonra herbir parçayı tek tek elinize alarak kendinize şu soruyu soruyorsunuz “bana haz/mutluluk veriyor mu?” cevap EVETse  kalacaklar’a katılıyor. Hayırsa hemen atılacaklar’a gönderiyorsunuz.
  6. Kalmasına karar veriğiniz eşyalarınızı mümkün olduğunca katlayarak dolap ve çekmecelerinize yerleştiriyorsunuz. Katlama yöntemini buradan izleyebilirsiniz
  7. Vee evinizi, işyerinizi yalnnızca sevdiğiniz şeylerle donatıyorsunuz.

Mutluluklar…

marie_konda_banner_2-1

İzler…

Sevgili Duygu ile yollarınız çakışmadıysa eğer, kaçırılmış  şansınızı yakalamanızı dilerim. Kendisiyle duygusal dağınıklığın dibinde olduğum  bir akşam buluşup, derin bir nefes alarak başladığım yolculukta yolumda ışık olmuştur.. Koçluk çalışmalarımızda bakış açımın ve olaylara yaklaşım biçimimin değişimine sebep olmuş,  kendi iç dinamiklerimle buluştuğumda nasılda güçlü yanlarım olduğunu aynalayarak, kendimi kendime buldurmuştur. Her konuşmadan sonra dengede bir hayata devam edebileceğime dair desteğini yoğun hissettiğim, survivor’um olmuştur. Güçlü bir kişilik, entellüktüel bilgi, esnek bir bakış açısı ararsanız sevgili Duygu ile doğru adrestesiniz. Katkısından dolayı Sonsuz sevgiler buradan

Gökçen Akdaş

Avukat

 

2017 senesinde başıma gelen en iyi şey Duygu ile tanışmak oldu diyebilirim : 2016 mayıs ayından bu yana kendi işimi yapmaya çalışıyorum. Öncesinde özel sektörde, yabancı sermayeli firmalarda marketing departmanlarında çalışan bir beyaz yakalıydım ben de. Cogumuz gibi ozel sektorden ayrılarak kendi işimi kurma hayalleri ile geçiyordu zamanım. Sonunda bir fırsat yakaladım ve bu hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim… ama bir iş kurmakla ilgili hiçbir bilgim yoktu ve bu süreçte çok büyük zorluklarla karşılaştım.. İş hayatında yaşadığım sorunlar özel hayatımı da etkisi altına almıştı ve bu sarmaldan çıkacak gücü kendimde bulamıyordum. Her ne kadar girişimci ruha sahip, yeni şeyler denemeyi seven, dışa dönük ve enerjisi yüksek bir kişi olsam da elimden geldiğince motivasyonumu yüksek tutmaya çalışşam da, bu süreç beni öğütmek üzereydi. Sanki gökkuşağımın tüm renkleri griye dönmeye başlamıştı!

Duygu ile bu dönemde, yine yaptığım iş dolayısı ile tanıştık. Ben ne iş mi yapıyorum? Ekşi mayalı ekmek üretiyorum hem de severek… Ekmeklerim Duygu ile tanışmamıza vesile oldu. Ardından onun Koç’luk yaptığını öğrendim ve birlikte çalışmaya başladık. Başladığımızda, içimde işe ve hayata dair umut kırıntıları bulmakta zorlanıyordum… Ama çok kısa bir sürede o kadar hızla yol aldık ki umutlar öncesinden de sağlam bir şekilde yeşermeye başladı içimde. Sanki biri sihirli bir değnek ile hayatıma dokundu 🙂 Duygu doğru soruları doğru yerde sordu, beni çok güzel dinledi, anlamaya çalıştı, ben de elimden geldiğince açık bir şekilde deneyimlerimi anlattım. Gerçekten fayda sağlayabilmek için açık olmak geektiğini düşündüğümden sanki karşımda bir ayna varmış gibi herşeyi anlattım. Duygu’nun sorduğu her soruya da elimden geldiğince açık bir şekilde cevap vermeye çalıştım, sanki kendimle konuşuyormuşum gibi…

Bence Duygu bu işi yapmak için doğmuş. Karşısındakini yargılamadan ve yüreklendirerek dinliyor, kişinin objektif bir şekilde konulara yaklaşmasını sağlıyor. Duygu ile çalışmaya başladıktan sonra hem iş hayatımda hem de özel hayatımda bir çok şeyi hızla yoluna koymaya başladım. Çok daha mutluyum ve kendime güvenimi yeniden kazanmaya başladım. Etrafımda yaşadıkları sorunların üstesinden tekbaşına gelmekte zorlanan kim varsa ona Duygu ile yaşadığım deneyimi anlatıyorum..

Ece işçi

Duende Bakery